28 Ekim 2022 Cuma

YETİŞİN İLAHLAR (ŞİİR)

 Ben peygamberleri 'Önce vicdan, ahlak, ve bilim' diyen insanlar bilirim

Ben dini

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, 

Sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen 

Din hadisileri'nin tanımı bilirim,

İnsanlığı 

Özel sektör köleliğe yönlendiriyor

Siyaset düşmanlığa

Sıpor(Spor) vahşete

Astroloji deliliğe

Moda fahişeliğe,

Yetişin ilahlar

Kurtarın insanlığı

Eğer gerçekten varsanız

İnsanlık sizi göreve davet ediyor

Yoksa sizi onurlandıracak hal kalmayacak insanlıkta,

Yetişin ilahlar

Eğer gerçekten varsanız

Dünya sizi göreve davet ediyor

Yoksa sizi gururlandıracak hal kalmayacak dünyada.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 28.10.22/17.40


23 Ekim 2022 Pazar

HALK OYLAMASI YA DA REFERANDUM DEMOKRASİ DEĞİL DİKTATÖRLÜKTÜR SAVIM (ŞİİR)

 Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset

Hem demokrasiyi kullanmak, hem de demokrasiye ihanet etmek durumu içinde bulunmakta

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset

Varlığını demokrasiye borçlu olmasına karşın sözcüklerin içlerini boşaltıp

Sözcüklerin içlerini saçmasapan, abuksubuk ya da sözcüğün gerçek anlamına aykırı

Durumlarla doldurmakta

Ve insanlığı demokrasi diye demokrasiye aykırı, insanlıkdışı bir dünya türüne doğru

Götürmek durumu göstermektedir

Örnek ki kendi yaptığı yasaları insanlığa hukuk, adalet diye yutturmaktadır

Oysa adalet ahlakçılık ve bilimselliktir ancak siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Yine örnek ki siyaset özgürlüğü serbestlik olarak yutturmaktadır

Oysa özgürlük ahlaka ve bilime uygun serbestliktir yani ahlakçılık ve bilimselliktir

Ancak siyaset ahlaka ve bilime aykırı dünyadır,

Yine örnek ki siyaset halk oylaması ya da referandum dediği şeyi

İnsanlığa demokrasi olarak yutturmaktadır

Oysa demokrasi ahlakçılık ve bilimselliktir

Yani halka değil ahlaka ve bilime sormaktır

Ancak siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Bu nedenle de çözümleri ahlaka ve bilime değil ahlakı ve bilimi umursamazlık

İçinde bulunan insanlığa sormaktadır

Bu nedenle ki halk oylaması ya da referandum denilen şey

Gerçekte demokrasi değil diktatörlüktür,

Demokrasi ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran nitel en üstün fark ahlaktır

Beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran nicel en üstün fark da bilimdir

Bu nedenlerle ki halk oylaması ya da referandum olan yerde

Demokrasi değil diktatörlük vardır,

Demokrasi ahlakçılık ve bilimsellik demek olduğu için

Başka türlü de anlamı ve gereği olmadığı için

Demokrasinin amaçı(amacı) ahlaka ve bilime aykırılığı değil

Ahlakı ve bilimi mutlu etmektir

Bu nedenle ki bir ülkede insanların tümü mutlu olsa

Ancak bir tek alim ya da alime mutsuz olsa

O ülkede demokrasi yok demektir

Demokrasinin ölçütü ahlakdışı-bilimdışı insanlar değil, ahlakçı-bilimsel insanlardır

Durum ki siyaset denilen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya

Halk oylaması ya da referandum denilen şeylerle hem insanlığı aldatmakta

Hem de varlığını sağlamlaştırmaktadır,

Düşünün

Sodom, Gomora, Pompei denilen ahlaksız yerlerde

'Ahlaksızlık yasaklansın mı?' sorusuna halklarının çoğunlukları 'Hayır' derlerdi

Düşünün

Nazi imparatorluğunda

'Vahşet yasaklansın mı?' sorusuna halkının çoğunluğu 'Hayır' derdi

Genelevlerde halk oylaması ya da referandum yapılsa 'Fuhuşa evet' çıkar

Meyhanelerde halk oylaması yapılsa 'İçkiye devam' çıkar

Durum ki halk oylaması ya da referandum denilen şey saçmalığın dünyasıdır

Çünkü ahlakı ve bilimi umursamazlıktır

Halkı onurlandırmak değil halka ihanettir çünkü ahlaka ve bilime ihanettir,

Anayasa denilen şey ahlak ve bilim ile dolmalıdır

İnsanların ahlakdışı-bilimdışı istekleri ile değil

Yoksa anayasa demokrasiye ve akıl-ruh sağlığına değil

Babalaragelmeye(Babalara gelmeye)

Yani ya Batıda olduğu gibi ahlakdışılığın diktatörlüğüne

Ya da Doğuda olduğu gibi bilimdışılığın diktatörlüğüne yardım eder

Halk oylamasına ya da referanduma hayır

Ahlaka ve bilime evet

Yoksa demokrasi denilen şey diktatörlüğe dönüşür

Diktatörlük de demokrasi diye yutturulur

Çünkü siyasetin kendisi zaten akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı olduğu için

Yasaklanmalıdır

Yani yasaklanması gereken birşeyin halk oylaması ya da referandum yapması

Tuhaftır, gülünçtür, utançtır, mantıksızlıktır, tutarsızlıktır, aldatmacadır

Bu nedenle ki diktatörlüklerin sevdikleri şeylerden biri de halk oylaması

Ya da referandum denilen şeydir

Çünkü siyasetin de, diktatörlüklerin de ahlaka ve bilime soracak cesaretleri yoktur

Çünkü hem ahlakdışı ve bilimdışı dünyalardır

Hem de halkları kolayca kandırabilirler ancak ahlakı ve bilimi kandıramazlar

Çünkü ahlakın ve bilimin doğru, evrensel ölçütleri vardır

Halk oylaması ya da referandum denilen şey ya diktatörlüğü sürdürmek

Ya da diktatörlük getirmek içindir

Bilin ki ahlak ve bilimsellik olmayan yerde diktatörlük vardır

Çünkü ahlak ve bilim evrensel vicdanın başlangıçıdır(başlangıcıdır)

Hiçbir referandum ahlakçı ve bilimsel sonuç istemez

İstese zaten halka değil ahlaka ve bilime sorar

Halk oylaması ya da referandum demokrasinin değil diktatörlüğün belirtisidir

Zaten doğru halk 'Bana değil ahlaka ve bilime sorun' der

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in

Ve 'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün dediği gibi.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 23.10.22/16.10

17 Ekim 2022 Pazartesi

AKP’YE MANTIK DERSİM-1-KADER (ŞİİR)

 'Mantık' sözcüğüne Türk dil kurumu 'Arabça' diyorsa da

Bence Türkçe sözcük çünkü Türkçedeki 'İnsan' anlamına gelen 'Men/Man' sözcüğünden

Ve 'Tıkırtıkır/Tıkır tıkır' anlamına gelen Türkçe sözcükten türetilmiş

Yani savım ki 'Mantık' sözcüğü 'Tıkırtıkır çalışan beyin' anlamında sözcük

Yani 'Mantık' sözcüğü de Türk dil kurumu'nun yanıldığı sözcüklerden bence,

Mantık dikkatten sonraki en önemli şeydir çünkü dikkat olmazsa mantık da olmaz

Ve mantık olmazsa akıl-ruh sağlığı, felsefe, bilim, ahlak, din, adalet de olmaz

Bu nedenle okullarda okutulması gereken en önemli ders mantık dersi olmalıdır

Ancak durum ki üniversitelerde bile mantık öğretilmiyor ki üniversite mezunu insanlar bile

Mantıksızlık içindeler

Örnek ki kimisi sütyen-külot ortalıkta dolaşıyor

Kimisi sigara, içki içiyor

Kimisi astrolojiye, fala, büyüye inanıyor

Kimisi bozulan araçları, eşyaları, cihazları dua ile onarmaya çalışıyor

Kimisi hastalıkları tıp(tıb) bilimi ile değil dua ile iyileştirmeye çalışıyor

Kimisinin bedeni pirsing, dövme gibi ilkellik, vahşilik kültürüleri(kültürleri) ile dolu,

Her dilde her harf, nokta, virgül bile çok önemlidir

Bu nedenle ki sözcüklerde harf, nokta, virgül eksiltmek çok yanlıştır

Çünkü sözcüklerin anlamsızlaşmalarına da, anlaşılamamalarına da neden olabilir

Örnek ki Arabçadaki 'Kader, keder'

Türkçedeki 'Elek, yelek'

Bu nedenle ki ilerlemek, yükselmek, güçlenmek isteyen bir ülke ya da toplum

Önce kendi dilini geliştirmelidir, güçlendirmelidir

Yani el sözcükleri ile dil olmaz

Ancak görülmekte ki üstelik de Türkçeleri varken Türkiye'ye 'Hijyen, etik, vizyon, misyon

Performans, aktivite, aktivasyon, kıyafet, fikir, bariz, devasa, kadim, bahsetmek' gibi

Yabancı sözcükler katılmakta

Oysa bir ülkenin ya da toplumun gücünü önce dilindeki başarı belli eder

Gerçek ki 'Yabancı sözcük' sanılan pekçok sözcük gerçekte Türkçe kökenlidir,

'Kader' sözcüğünün yalnızca kullanılış biçimine bakılsa da

'Ben çok kaderliyim', 'Ben çok kadersizim'

'Kaderimde zengin olmak da varmış', 'Kaderimde yoksul olmak da varmış' gibi 

Örneklerinde görüldüğü gibi

Hem olumlu, hem de olumsuz anlam içeren, öziçeriksiz ve dışsal bir sözcük olduğu anlaşılır,

Dil başka diller üzerine kurulursa sözcükleri zamanlar anlamsızlaşır, tuhaflaşır, anlaşılmazlaşır

Örnek ki 'Kader' denilen sözcüğün doğrusu, Arabçadaki 'Dehr' sözcüğünden

'Dehr' sözcüğü de birisinin başına birşey gelmesini anlatan 'Dehere' sözcüğünden

'Dehr' sözcüğü de Saba(Sebe) dilindeki 'Dhr' sözcüğünden geliyormuş

Sabaca 'Dhr' sözcüğü de 'Yok etmek' anlamına

Ancak eski bir Sami dili olan Ge'ez dilinde 'Dhr' sözcüğü 'Kutsamak' ve 'Lütufta bulunmak' 

Anlamlarına geliyormuş

'Sami' ise 'Arap, İbrani, Süryani (Arami, Keldani, Asuri), Akad' gibi halkların ait olduğu kitle

Bu nedenle eski Arap şairleri başlarına gelen iyiliği hem de başlarına gelen kötülüğü de

'Dehr' olarak tanımlamışlar

Ancak dikkat edin, 'Kendilerinin yaptığı ya da kendilerine yapılan iyilikleri ve kötülükleri' değil

'Başlarına gelen' iyilikleri ve kötülükleri

Ancak Arabçadaki 'Keder, heder, ender' sözcüklerinin olumsuz anlamlarından da 

Anlaşılacağı gibi Arabçada iki heceli sözcüklerde 'der' son eki olumsuzluk vermekte

Bu nedenle ki iki heceli olan 'Kader' sözcüğü de olumsuzluk demek olur

Yani bu durumda, olumlu, iyi, güzel, mutlu şeylere 'Kader' denilemez

Yani yalnızca kötü şeylere 'Kader' denilebilir

Dilfelsefesi, dilmantığı, ve dilbilimi gereği ,

Vikipedi'de diyor ki 'Kader ya da yazgı=Önceden ve değişmeyecek bir biçimde belirlenmiş 

Olay akışı'

Ancak bu tanım 'Kader' sözcüğüne hem doğaüstü bir anlam vermeye çalışan

Hem 'Olay akışı' diyen yanlış bir tanımdır

Çünkü 'Kader' denilen şey 'Olay akışı' değil, 'Son, son durum'dur

Ve 'Son'lar insanların kendilerince de, başka insanlarca da yapılabilir

Örnek ki başka bir ülkeye giden insan da 'Kaderimde buralara da gelmek varmış' diyebilir

Ki kendi isteği ile oraya gitmiş olmakta

Örnek ki kendisine atılan iftira yüzünden hapisedüşen(hapise düşen) insan da 

'Kaderimde hapisedüşmek de varmış' diyebilir

Örnek ki sivrisinekten bulaşan sıtma sonuçu(sonucu) ölen insanın son sözü de

'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Örnek ki kafasını direğe vurup ölen insanın son sözü de 'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Örnek ki deprem ile evi yıkılan insan da 'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Demek ki 'Kader' sözcüğü öncelikle 'Birşey yapmaya gücü olan birşeyi' içerir

Yani dünyadaki ve evrendeki, insanlara yönelik birşey yapmaya, oluşturmaya yönelik herşey

'Kader' yapabilir

Dini inançlarda ilah var olduğundan ilah da insanlara yönelik birşeyler yapma olanaklıdır

Bu durumda 'Kader' genelde beşe ayırılır(ayrılır):

1- İnsanın kendisinin yaptığı kader

2- Öteki insanların yaptığı kader

3- İnsan olmayan canlı varlıkların yaptığı kader

4- Cansız varlıkların yaptığı kader

5- İlahların yaptığı kader,

Bu durumda örnek ki gerekli bilimsel, teknolojik, ve insani önlemlerin alınmadığı

Kömür ocaklarındaki gırizu(grizu) gibi nesnel nedenli kazalar da

Göçük gibi öznel nedenli kazalar da 'İnsani kader'lerdendir yani 'İnsan nedenli kader'lerdir

Yani bu kaderlerde örnek ki ilahların etkisi yoktur

Oysa deprem insanların yaptığı birşey değildir ancak depreme karşı dayanıklı 

Yapılar yapmamak yani depreme karşı bilimsel, teknolojik, ve insani önlemlere uymamak

İnsani etkidir

Ancak bu durumda da ya 'İnsanların önlemleri ilahların yaptıklarını yenebiliyor' durumu

Ya da 'İlahlar kendi yaptıklarına karşı insanların savaşmasını, mücadele etmesini 

Önlem almasını istiyor' durumu oluşur ki bilimde ve teknolojide ilerleme

İkinci durumun geçerli olduğunu göstermekte ki durum ki Hıristiyan(Hristiyan) Batı

Bunu anladığı için bilim ve teknoloji ile sorunlara karşı önde,

Bu durumda açık ki bilimsel ve teknolojik önlemler alınmadığı için oluşan kazalar

'İlahi kader' olarak tanımlamazlar, yorumlanamazlar

Yani insanlar yaptıklarını ya da yapmadıklarını 'İnsani kader' olarak tanımlayabilirler

'İlahi kader' olarak değil

Çünkü bilimin ve teknolojinin sorunlara karşı başarısı ilahların yapacaklarına karşı

İlahların önlem alınmasını istedikleri açıktır yoksa bilim ve teknoloji hiçbir sorunu çözemezdi

Bu durumda dinsel inançlar açısında yalnızca ölüm 'İlahi kader' olarak tanımlanabilir

Ölümlerin nedenleri değil

Bu nedenle örnek ki hiçbir maden ocağı kazası 'İlahi kader' olarak tanımlanamaz

Çünkü ya insan hatasıdır(yanlışıdır)

Ya da Allah vermiş olsa da önlem alınması gerekir çünkü durum ki Allah böyle istiyor

Çünkü Muhammed de 'Din bilimdir, Çin'de de olsa gidip öğrenin'

Ve 'Devenizi önce sağlam kazığa bağlayın, sonra Allah'a emanet edin' diyor

Ve bilim, teknoloji, medenilik ilerlerse sorunlar ya azalmakta ya yok olmakta

Bu nedenle ki pekçok hastalık, en azından pekçok ülkede artık yok olmuş durumda

Yoksa asla yok olmazlardı

Bu nedenle ki İslamiyet dini inançında(inancında) 'Doğal ölüm'den 

Yani, Allah'ın kendisinin doğrudan verdiği 'Ölüm'den başka

Boyuneğilecek(Boyun eğilecek) kader yoktur

Batı dünyası bunu anlamış ki bilimde ve teknolojide ilerlemekte

İslamcı dünya bunu anlamamış olmalı ki bilimde ve teknolojide gerikalmakta(geri kalmakta)

Bu durumda açık ki Allah verdiği sorunları 'Boyuneğilsin' diye değil 

Çözülsün, insanlığın zekası(anlakı) ilerlesin diye vermekte

Bu nedenle ki hadis 'Bilim Çin'de de olsa gidin öğrenin' diyor.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 18.10.22/05.15


16 Ekim 2022 Pazar

ATATÜRKÇÜLERİN VE KOMÜNİSTLERİN YAPMALARI GEREKEN SAVIM (ŞİİR)

 Siyaset toplumu bölen, insanları birbirlerine düşman eden

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türüdür

Siyaset bu durumda kendisini ancak 'Ahlak'çı, ve 'Bilim'ci olursa kurtarabilir

Ve çözüm olabilir

Yoksa çözüm değil bataklık, uçurum gibi

Sodom ya da Nazi dünyası gibi şeyler olur,

Doğru herşeyin doğru kuralı vardır

Doğru kurallar değil yanlış kurallar yıkılmak içindir

Ahlaka ve bilime aykırı herşey yanlıştır

İnanç da doğrudur, doğru herşey de hem ahlakçı hem bilimsel olur

Çünkü bilim nicel doğrunun yoludur, ahlak da nitel doğrunun yoludur

Ahlak ve bilim içermeyen inanç, inanç değil sanıdır, varsayımdır

Ve ya insanlığı yanlış, kötü, insanlıkdışı bir dünyaya götürür

Ya da yok olur,

Batıda inanç da, din de, demokrasi de, laiklik de, adalet de, akıl-ruh sağlığı da, özgürlük de

Yok çünkü Batı ahlakı ve bilimselliği dışlamış durumda

Örnek ki ensestlik gibi ahlaka aykırı herşey, astroloji gibi bilime aykırı herşey Batıda serbest

Oysa ahlak doğruya, bilim de gerçeğe giden tek yoldur,

Atatürk de, Atatürkçülük de inançtır

Komünizım(Komünizm) de yalnızca ekonomiyi devletleştirmek değilse inanç değildir

Gerçek ki insanı ilgilendiren herşey inanç olmalıdır

İnsan olmayan varlıklarda inanç olmaz, örnek ki hayvanlarda inanç yoktur

Bu nedenle ki 'İnsan' sözcüğü de, 'İnanç' sözcüğü de 'İn' ön eki başlar,

Atatürk'ün 'Önce ahlak ve bilim' demesi önemlidir

Yoksa vatanları mutlaka birileri kurtarır

Ancak dünyada hiçbir vatan kurtarıcı, Atatürk gibi 

'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin'i diyecek kadar 'Önce ahlak ve bilim' dememiştir

Atatürk'ün temel özelliği vatanı kurtarması değil 'Önce ahlak ve bilim' demesidir

Ancak durum ki Atatürkçüler bunu anlayamamış görünmekteler

Çünkü sigara, içki, astroloji gibi bilimdışı şeylerin

Ahlakdışı moda türü, ahlakdışı pılaj(pılaj, pilaj) türü gibi ahlaka aykırı şeylerin yanındalar

Oysa Atatürkçülük ahlakı ve bilimi dışlarsa faşistlik gibi sıradan, değersiz, insanlıkdışı 

Birşey olur

Doğru inanç önce ahlakı savunmalı, sonra da bilimi, bilimselliği,

Atatürk 'Önce ahlak ve bilim' demeseydi Atatürk de, Atatürkçülük de inanç olmazdı

Ancak Atatürk 'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyecek kadar

'Önce inanç' demiştir,

Komünizım de inanç olmazsa insanlık için bir değeri, önemi olmaz

İnsanlıkdışı, eşya, teknoloji gibi birşey olur,

Atatürk siyaset, siyasi partiler, siyasetçiler gibi toplumdan oy toplamak için çalışmadı

'Önce ahlak ve bilim' savını yani inançını(inancını) gerçekleştirmek için çalıştı

Çünkü öncelikle 'Ahlak' içermeyen hiçbirşey inanç olmaz

Çünkü ahlak hem beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin

En nitel zirvesidir

Hem de insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim ise beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin 

En nicel zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran nicel en üstün farktır

Yani bilim baş, ahlak da o başa koyulan taç gibidir

Bilim yol, ahlak da o yoldaki kural gibidir

Yani ahlaksız bilim de, bilimsiz ahlak da yanlış yola götürür, yanlış yola gider

Bu nedenle ki Muhammed de 'Önce ahlak ve bilim

Din ahlak ve bilimdir

Ahlak ve bilim yoksa din de olmaz' dedi

Yani ahlak yoksa inanç yani doğru insan olmaz

Bilim olmazsa da doğru inanç olmaz, örnek ki insanlar putlara taparlar

Ancak Chp örneğinden, ve komünistlerin durumlarından açık ki 

Genelde Atatürkçüler, özelde ise Chp de, komünistler de

Örnek ki ahlakdışı moda türüne, ahlakdışı pılaj(plaj) türüne, eşcinselliğe

Karşı olmamakla ahlaka

Astroloji gibi şeylere tepki göstermemekle de bilime aykırılık içinde olmaktalar,

Atatürkçülük de, komünistlik de inanç olmazsa önemsizleşir, değersizleşir, gereksizleşir

Bugün Akp olur, yarın başka birşey ancak bu tür siyasi partileri güçlü yapan şey inançtır

Ya da kendilerini inanç yani ahlak olarak göstermeleridir

Bu nedenle ki demokrasi ya da doğru dünya yanlıları öncelikle ahlaka ve bilime sahip olmalı

Ve ahlakı ve bilimi savunmalılar

Yoksa ülkelerinde asla egemen olamazlar

Ve ülkelerini de, dünyayı da insanlıkdışı, yanlış, kötü yola götürürler,

Bu nedenle ki önerim

Genelde Atatürkçüler, demokrasiciler, laiklikçiler, özgürlükçüler

Özelde ise Chp ahlakçı ve bilimsel olmalıdır

Chp 6 ok'una 'Ahlak' adı altında 7., 'Bilim' adı altında 8. ok eklemelidir

Yoksa 'Zafer' diye, Türkiye'de akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batının

Temsilciliğini yapmış olur

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün, Atatürkçülüğün değil

Ve Türkiye gibi ahlakçı bir ülkede asla iktidar olamaz,

Komünistliğin de 'Devletçi ekonomi' ve 'Beyinde bilimsellik' yanı önemlidir

Ancak komünistler de Marx'ın 'Din halkın afyonudur' safsatasını terk etmeli

Ve dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' Din hadisileri'nin din tanımını öğrenmeliler

Ve ahlak düşmanlığını da, din düşmanlığını da bırakmalılar

Ve Atatürkçüler de, komünistler de sigara, içki, astroloji gibi bilimselliğe aykırı şeylere de

Akıldışı-ahlakdışı moda türü, akıldışı-ahlakdışı pılaj türü, akıldışı-ahlakdışı sanat türü

Akıldışı-ahlakdışı ünlü türü gibi şeylere karşı olmalılar

Yoksa gelecekte %20'den fazla oy alamazlar çünkü ahlakdışılık yükseldikçe

Ahlakçılık daha da yükselir

Çünkü akıl-ruh sağlığına da, insanı hayvandan ayıran yola da 'Önce ahlak' kapısından gidilir

Yani Atatürkçüler de, komünistler de 'Önce ahlak' demedikçe demokrasi düşmanlığının da

Akıl-ruh sağlıksızlığının da ekmeğine tereyağ ve bal sürerler,

Gurur onur varsa doğru gururdur

Onur ahlak varsa doğru onurdur

Demokrasi ahlak ve bilimsellik varsa gerçek demokrasidir

Özgürlük ahlakçı ve bilimsel ise doğru özgürlüktür

Akıl-ruh sağlığı beyin ahlakçı ve bilimsel ise vardır,

Ey Türkiye, ve ey insanlık

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi

'Önce ahlak ve bilim'de birleş.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 17.10.22/05.06



14 Ekim 2022 Cuma

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 327 (ŞİİR)

 'Çocuk', 'Genç', ve 'Cahil' demek

'Beyinde, gerekli felsefel, bilimsel, hukuksal, insani sözcükler yok' demektir

Eğitim de, öğrenmek de bu durumu yok etmeye yönelik olmalıdır

Beyin doğru sözcüklerle ne kadar çok dolarsa, o kadar çok doğru karar verir

O kadar çok doğru yaşar

İnsan, beyin, mantık sözcükler ile düşünür

Doğru sözcükler doğru düşünceyi yaratır

Ancak görülmekte ki akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalar olan siyaset, moda

Müzik, sinema, ve tanıtımcalar(reklamlar) beyinleri yanlış sözcüklerle doldurmaya çalışmakta

Egemenlikleri sürsün, ve cepleri dolsun diye,

Ey insan, ya içi lav, kor, ateş, vahşet, insanlıkdışılık dolu dünya üzerinde

İçi bağırsak, bok, iğrençlik, tiksinçlik, midebulandırıcılık(mide bulandırıcılık)

İnsanlıkdışılık, hayvanlık dolu bedenle yaşayacaksın

Ya ölüp, leş gibi çürüyüp yok olacaksın

İki seçeneğin de bu,

Dişiciliğin(Kadıncılığın) sonu dişileri utançtan başka yere götürmez

Çünkü dişicilik dünyayı, hayatı(yaşamı), var oluşu dişilik cinsel organı üzerine kurmaktır

Dünyaya, hayata, var oluşa dişilik cinsel organını egemenleştirmektir

Cinsel organ ise bitkilerde, ve hayvanlarda da olan bir ilkelliktir

Oysa insan olmak beyin üzerine kuruludur

Beyin de dini tanımlayan Din hadisileri'nin, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet

Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği din üzerine kurulu olmalıdır,

Sokağa çıkmak nedeni ya zorunlu şeyleri yapmak, ya bedeni, giyecekleri, süsleri, takıları

Yani nicel kendini göstermek yani teşhircilik, narsistlik, megalomanlık, sosyopatlık

Ya da 'Aaa, çok güzel yollar, binalar, parklar yapmışlar' demek içindir

Akıl-ruh sağlığının zorunluluk dışında sokaklarda yeri yoktur

Gerçek ki ev akıl-ruh sağlığının nesnel, nicel yuvasıdır

Evde oturmayı sevmemek çok yanlıştır,

Ölüm açısından insan iki türdür:

1- 'Herşeyin doğrusunu yaptım, gittim'

2- 'Herşeyin en güzelini yedim, içtim, giydim, gittim' demek

İnanmadı insanlık ilahlara, biri gitti, biri geldi ilahların

İnanmadı insanlık silahlara, biri gitti, biri geldi yalanların

Bazısı güle, bazısı bülbüle benzetildi, anlamı olmayan aşkların

Ve hayat dünya denilen insanlıkdışılık ile, beden denilen insanlıkdışılığın

Yalanlarla birleşmesi oldu

Ancak yalanlar da dini tanımlayan Din hadisileri 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet

Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' deyince soldu,

'Balgam' sözcüğünün 'Bal' sözcüğü ile başlaması tuhaf

Çünkü bal tatlı, güzel birşeydir oysa balgam iğrenç birşeydir

Yüzbin(Yüz bin) buğday tanesi tarlaya ekildiğinde değerleri sıfırdır

Çünkü filizlenmeyebilirler, çürüyebilirler ya da kuşlar, fareler yiyebilirler ya da sel götürebilir

Ya da kuraklık olabilir ya da başak olduklarında yangın yok edebilir

Durum ki değerlilik herzaman(her zaman) değer ile olmaz,

Beden pil gibidir de

Ölümle bitince geriye, geride, beden denilen ancak içinde enerji kalmamış kütle kalır

Bitmiş pil de 'Var'dır ancak içi 'Bitmiş'tir yani enerjisi yoktur yani artık pil, pil değildir

Ceset bitmiş pil gibidir

Bu nedenle ki ölülerde ne ölüleri, ne kendinizi arayın

İnsanların kafaları, beyinlerinin içi mezarlık gibi olur zamanla

Ölen yakınlarının anıları(hatıraları), ve onları düşünmeler ile

Ya doğma çünkü doğarsan ölürsün

Ya da doğmuşsan da dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile insanca yaşa,

Sırlarını hiçkimseye

Annene, babana, kardeşine, eşine, çocuğuna bile anlatma

Çünkü sırların akılları, beyinleri, kişilikleri yoktur

Sırların kanatları vardır, uçuverirler heryere,

'Doğru'yu 'İyi'den üstün, değerli, anlamlı yap, 'Önce iyi' değil 'Önce doğru' de

Önce iyiyi değil, önce doğruyu iste

Önderini, pusulanı 'İyi' değil, 'Doğru' yap

'İyi' doğru olmayabilir ancak 'Doğru' hep doğrudur

Çünkü doğru beyinin, insanlığın, ve evrenin zirveleri olan ahlaktan ve bilimden oluşur

Doğru birşeyin yanlış biçimde sunulması doğru değildir

Ancak yanlış birşeyin doğru biçimde sunulmasından iyidir,

Dünyalıklarda az ile yetinen, akıldan ve ahlaktan kazanır

Çok ile yetinen de akıldan ve ahlaktan yitirir

İnsan ilişkisilerinde(ilişkilerinde), söylenmesinde yarar olmayan şeyi de

Söylenmesinde kötülük oluşturacak şeyi de söylemek gereksizdir

Yapılmasında yarar olmayan şeyi yapmak da, yapılmasında kötülük oluşturacak şeyi de 

Yapmak gereksizdir

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırılık denizinde

Siyaset denilen yılana sarılmak, yılan seçimi yapmak çözüm olmaz

Çözüm, öyle bir denizde değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinde olmaktır,

Önden memelerini, arkadan popolarını sallıyorlar

Sonra da diyorlar 'Dünya neden sallanıyor'

Önden memelerini, arkadan popolarını sallıyorlar

Sonra da diyorlar 'Bize neden saygı yok?'

Zevk, haz, cinsellik, kas ile hem en büyük cehalet olan, hem tüm kötülüklerin

Nedeni ve amaçı(amacı) olan nefs yükselir

Nitel anlak(zeka), nitel us(akıl), nitel mantık, nitel kişilik, nitel hayat

Onur, gurur, saygınlık, ve us-ruh(tin) sağlığı düşer

İnsan erkeği erkeklik hormonuna, Mia(Maoa) geni'ne, mutluluk hormonuna

Ve Adrenalin hormonu'na kapılıp dünyayı 'Kahramanlık' adı altında

Barbar, vahşi, insanlıkdışı yaptı

İnsan dişisi de dişilik hormonuna, Mia geni'ne, mutluluk hormonuna

Ve Adrenalin hormonu'na kapılıp dünyayı 'Moda' adı altında ahlaksızlaştırmakta

Erkekler erkek oldukları için işe alınmıyorlar ancak dişiler dişi oldukları için 

İşe alınmakta ki bu bile dişilere saygısızlıktır, değer vermemektir

Çünkü dişi oldukları için yani dişilik organıları(organları) olduğu için değil

İnsan oldukları için işe alınmalılar

Birşeyin düzenini(sistemini) öğrenmek, o şeyi anlamak demektir

İnsanların para için değil ahlaklı, bilimsel, insanca dünya için çalıştıkları, ürettikleri

Bir dünya kurulmalı

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile

Yoksa akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı yani dine aykırı bir dünya olan siyaset

Dünyayı ya Roma yapar ya Gomora,

Sıpor(Sporu) gerçekte gençler değil yaşlılar yapmalı

Sıpora gençlerin değil yaşlıların daha çok gereksinimi var

Gençler kitap okumalı

Felsefe, bilim, teknoloji, mucitlik, Din hadisileri'nin dediği dini öğrenmeli

Gençlik binanın temeli, yaşlılık binanın üstü gibidir

Temel doğru olmazsa bina da çürük olur

Gücünü paradan, maldan, kastan, cinsellikten, bedenden, hırstan, mevkiden, mantıksızlıktan

Özgüvenden, sıpordan(spordan), duyulardan, modadan, barbarlıktan, vahşilikten

Nefsten değil

Beyinden, ve Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinden al

Felsefenin de, bilimin de, ahlakın da, vicdanın da, merhametin de, medeniliğin de

Demokrasinin de, laikliğin de, adaletin de, özgürlüğün de, akıl-ruh sağlığının da, dinin de

Doğru eğitimin de başı mantıktır

Mantığın da başı dikkattir

Dikkatin de başı sakinliktir

Dini tanımlayan Din hadisileri insana da, doğru insan olmak insana da

Gerekli herşeyi öğretir

Öyle bir ülke, ve dünya kurulmalı ki insanlar para, servet gibi şeyler ile değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uymak ile mutlu olmalı

Öyle bir ülke, ve dünya kurulmalı ki insanlar para, servet gibi şeyler için değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din için çalışmalı,

Üniversiteyi 'Bitirmek' için okuma

'Üniversite olmak' için oku

Gerçek ki 'Üniversiteyi doğru okumak' üniversite bitince değil, ölünce biter ancak

Çünkü üniversite demek 'Evrensellik, mantık, bilim, ahlak, vicdan, medenilik, akıl-ruh sağlığı'

Nitel doğru insan olmak demektir

İnsanca, doğru dünya

İnsanca, doğru var oluş budur

İnsan diri iken, kurtları

Ölü iken de kurtlar insanı yer,

Var olan herşeye de, yaptıkları herşeye de gerekçe bulan insan türü var

Onlara göre örnek ki burunun içindeki kıllar burundan giren havayı süzmek içindir

Öyle ise makattaki(anüsteki) kıllar ne için

Ve ağızdan giren havayı süzmek için ağızın içinde neden kıllar yok

Dinsel inanç din değildir çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'ne göre din 'Bilim'dir

Oysa bilim de, adalet de, aşk da kanıt(ispat, ıspat) ister

Oysa dini inanç kanıt değil, yalnızca inanmak, biat, boyuneğmek, suskunluk ister,

Batı dünyası akıllı, mantıklı, bilimsel, onurlu, gururlu, medeni, çağdaş, akıl-ruh sağlıklı

Mutlu, başarılı, saygın, insanca ya da demokrasi ya da din olsaydı

Uyuşturucu serbestliği içinde olmazdı, uyuşturucu kullanmazdı

Durum ki Batı insancalıkla, gerçeklerle, doğrularla, felsefe ile, bilim ile değil

Uyuşturucu ile mutlu olmakta, uyuşturucu ile sakinleşmekte

Durum ki Batı içki içmeyen peygamberinin eline içki kadehinden sonra

Bir de uyuşturucu tutuşturmaya çalışmakta 

Tıpkı medeni, insanca, zararsız, duygusal Jesus'u(İsa'yı) Engizisyon vahşetine

Hizmet ettirmeye çalıştığı gibi

Gerçek ki Batı ahlakı dışladıkça akıllanmaz çünkü bilim beyinin, insanlığın, ve evrenin

Nicel zirvesidir ancak ahlak da nitel zirvesidir,

'İnziva' şudur ki bedeni, gözleri, kulakları, ağızı, dili, deriyi yani duyu organılarını

Yani zevki, hazzı, mutluluğu, keyifi, nefsi

Kası, kütleyi, dünyayı, hayatı, niceliği yenmek, dışlamak, aşmak

Ve ruhu dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile doldurmak

Toplumun ve insanlığın içinde beden ile değil ruh, düşünce, beyin, mantık ile bulunmaktır

Hayat ölümden, doğadan, dünyadan, havadan, sudan, topraktan, evrenden 

Ödünç alınmış süredir

Kimi insan kelebek gibidir, hayata önce tırtıl gibi sürünmekle başlar

Kimi insan da kuş gibidir, hayata hiç sürünmeden başlar

Ancak en doğrusu, en iyisi, en güzeli, hayata, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği

Dine uygun bir ülkede ve ailede hayata başlamaktır

Gerçek ki zinanın, fuhuşun, eşcinselliğin, çıplaklığın, ahlakdışılığın, utanmazlığın

Akıl-ruh sağlıksızlığının, astrolojinin, bilimdışılığın, akıldışılığın serbest olduğu yerde

Atatürk düşmanlığının da serbest olması şaşırtıcı olmaz

Çünkü tümü de akıl-ruh sağlıksızlığıdır,

Ölüm varsa başka dünya yoktur

Çünkü insanların annelerini, babalarını, bebeklerini, çocuklarını, eşlerini, sevdiklerini öldürüp

Ellerinden, günlerinden, hayatlarından alıp

Başka bir dünyada diriltmek adalete de, mantığa da, vicdana da, dürüstlüğe de

İnsanlığa da aykırıdır

İnsanlar bir başka dünyadan ölüp de mi bu dünyaya geldiler de bu dünyada ölüp

Geldikleri dünyaya gerigitsinler(geri gitsinler)

Gerçek ki din önce dikkat, sonra mantık, sonra vicdan, sonra ahlak, sonra bilimdir,

Düşüncelerini anlatmak için karga gibi ol çünkü bülbülü herkes dinler

Kirpi gibi ol çünkü tavşanı herkes okşar

Ol ki insanlar seni senin sesini, bedenini, görünümünü sevdikleri için değil

Gerçeklere, doğrulara, düşünmeye, beyine değer verdikleri için seni dinlesinler

Zaten dini tanımlayan Din hadisileri de 'Kim insanların kalbini kazanmak için güzel konuşmayı 

Öğrenirse Allah Kıyamet'te onun hiçbirşeyini kabul etmez' diyor.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 15.10.22/07.31


11 Ekim 2022 Salı

EKONOMİDEKİ ZORAKİ BÜYÜME DURUMU (ŞİİR)

İnsanlığı doğru sözcükler yani sözcüklerin doğru anlamları kurtaracak

Çünkü akıl-ruh sağlığının, felsefenin, bilimin, ahlakın, dinin, özgürlüğün, demokrasinin

Laikliğin temeli olan mantık doğru sözcükler ile başlar

Ancak binlerce üniversite olan 21. yüzyılda bile insanlık sözcüklerin doğru anlamlarını

Bilmemekte

Örnek ki özgürlük serbestlik değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Demokrasi siyaset değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Adalet hukuk değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Akıl-ruh sağlığı sorunsuz olmak değil ahlaka ve bilime uygunluktur

Din inanç, gelenek, görenek, töre değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Bu nedenle ki Muhammed 'Din ahlak ve bilimdir, bunlar yoksa din de olmaz' dedi

İnsancalığın temel özellikleri ahlak ve bilimdir

Çünkü beyinin, insanlığın, evrimin, ve evrenin nitel zirvesi ahlak, nicel zirvesi bilimdir,

Türkiye'de 'Ekonomist' deniliyor ancak 'İktisatçı' da deniliyor

Ancak 'Ekonomi' deniliyor, 'İktisat' denilmiyor

'Ekonomi bakanlığı' denildi ancak 'İktisat bakanlığı' denilmedi

Ancak 'Ekonomi' de, 'İktisat' da Türkçe olmayan sözcükler yani yabancı sözcükler

Acaba Türklerde ekonomi, ve iktisat denilen iş yok mu,

İnsanlığı sözcükler kurtaracak

Sözcüklerin anlamları da dilfelsefesi(dil felsefesi), dilmantığı(dil mantığı)

Dilbilimi(Dil bilimi), ve dilgeometrisi(dil geometrisi) işidir

'Dil felsefesi' yerine 'Dilfelsefesi' yazmam da bu nedenledir

Ancak siyaset felsefeyi, mantığı, bilimi, ahlakı, sözcükleri umursamayan

Bilimdışı bir dünyadır da,

'Ekonomi' sözcüğünün doğrusu 'Economy'dir

'Eco' yankı yani çoğalma demektir, 'nomy' kendiliğinden demektir

Yani 'Ekonomi' kendiliğinden üretim, kendiliğinden üreyen demektir ki bu durumda da

Tarımsal döneme ait bir sözcük olduğu açıktır

'İktisat' sözcüğü de 'İklim' sözcüğünün 'İk'inden gelmektedir ki bu sözcüğün de tarıma

Yani iklime bağlı bir sözcük olduğu anlaşılır

Yani ekonomi sözcüğü de, iktisat sözcüğü de sanayi üretimini içermez, kapsamaz

İkisi de toprağa ve güneşe yani toprağa ve havaya bağlı üretimi içerir

İkisi de sanayide olduğu gibi baştan sona, tümden emeğe bağlı durum değildir,

Türklerin öğrenmesi gereken sözcüklerden biri de hem 'Büyüme' sözcüğüdür

Hem de 'Ekonomik büyüme' sözcüğüdür

Çünkü 'Büyümek' sözcüğünün kökeni, temeli 'Büyü' sözcüğü görünmektedir

Yani bu durumda 'Büyümek' sözcüğü 'Büyülü' birşey olmaktadır

Oysa örnek ki bebeğin büyümesinin de, ekonominin büyümesinin de büyü ile ilgisi yok

Demek ki 'Büyümek' sözcüğünde bir yanlışlık var

Ancak 'Büyümek' sözcüğü ile aynı kökene, aynı temele sahip olan 'Bütün' sözcüğünün

Anlamı 'Tam, eksiksiz' demek, bu durumda demek ki 'Büyümek' sözcüğü

'Tam ve eksiksiz' olmak demek,

'Ekonomik büyüme' sözcüğü demek ki 'Ekonominin tam ve eksiksiz büyümesi' demektir

Ancak durum ki bu sözcüğü siyaset toplumlarını aldatmak, yanıltmak için kullanmaktadır

'Ekonomi şu kadar büyüdü', 'Ekonomi bu kadar büyüdü' denilmekte, övünülmektedir

Oysa demek ki 'Ekonomik büyüme' ile denilen şey 'Ekonominin tam ve eksiksiz büyümesi'

Olmalıdır, yani bu durumda demek ki enflasyon varsa, işsizlik varsa ekonomi tam ve eksiksiz

Büyümüş olmaz yani 'Büyümüş' olmaz

Düşünün ki bir kuzu büyümekte ancak bir bacağı yok, bir gözü yok, bir kulağı yok

Bu büyüme doğru, iyi, ve güzel büyüme olmaz

Yine örnek ki apartman büyümekte ancak zemini çürük ya da kolonları çürük

Bu durumda bu durum da 'Büyüme' olmaz

Yani 'Büyüme' denilen şey 'Tamlık, ve eksiksizlik' içerir,

'Büyümek' felsefel olarak düşünülmesi gereken bir sözcüktür

Örnek ki 5 Tl'lik kağıt paranın kağıt büyüklüğü büyüse 5 Tl kağıt olarak büyümüş olur

Ancak değer olarak yine aynıdır

Örnek ki bir insanın evinin alanı ya da kat sayısı artsa evi büyümüş olur

Ancak ev yine birtek(bir tek) kişinindir

Örnek ki penis sertleşince büyür ancak sonra yine küçülür yani kütlesi değişmez,

Büyümenin bir de şu durumu vardır

Örnek ki deli de büyür ancak yine delidir

Örnek ki kanser hücresileri(hücreleri) de büyür, çoğalır ancak sağlığa zararlıdır

Bir ülkeye binlerce genelev yapılsa da ekonomi büyür ancak bu büyüme kötü bir büyümedir

Örnek ki yağ hücresileri de çoğalır, ve çoğalmaları durmazsa şişmanlığa neden olurlar

Örnek ki insanlar köle gibi ya da köle olarak çalıştırılıp da ekonomi 'büyütülebilir'

Örnek ki yangın, büyümesi istenilmeyen birşeydir,

Türkiye ekonomisinin büyüdüğünden söz edilmekte

Ancak enflasyon, ve döviz kuru almışlar başlarını gitmişler

Bu duruma bir de yoksulluk, ve işsizlik ekli

Demek ki durum 'Büyüme' değil, başka birşey, örnek ki 'Çoğalma'

Yani demek ki 'Ulusal/Milli gelir ya da yatırımlar çoğalmış ancak ekonomi büyümemiş',

Türkiye'de 'Ekonomi büyüdü'deki 'Büyüme' durum ki hem büyüme değil

Hem de 'Zoraki büyüme' denilebilecek bir büyüme

Çünkü Türkiye'de yatırımlar devlet/hükümet desteği ya da zorlaması ile olmakta

Yani kapitalistler gönüllü olarak yatırım yapmamakta

Örnek ki 'Yap-İşlet-Devlet modeli' denilen şey ile de, Toki ile de, Toki işbirliği ile de

Yapılan beton işileri(işleri)

Devlet/Hükümet zoru ile yapılan birşey durumundadır

Bu modelin işlemesi için devlet/hükümet birçok ödünler vermektedir

Yani Türkiye'deki 'Yap-İşlet-Devret'li sözde büyüme bile zorlama, zoraki bir büyümedir

Çünkü eğer Türkiye'de gerçekten gerçek büyüme olsa idi enflasyon da, döviz kuru da

Hayat(Yaşam) pahalılığı da göklerde olmazdı,

Durum ki Türkiye'de siyasi iktidar kendini başarılı, güçlü göstermek, sandırtmak için

Zoraki bir 'büyüme' yaptırmaktadır

Yani ekonomi çoğalmakta ancak büyümemektedir

Zaten ekonomide gerçek, doğru büyüme olsa ülkede demokrasi olur

Ancak zoraki 'büyüme' türü mutlaka diktatörlük türü yönetim yaratır, demokrasi değil

Hitler Almanyası da 'büyümek'te idi ancak olan şey 'büyüme' değil çoğalma idi

Bu nedenle ki demokrasi değil diktatörlük idi

Yani bir ülkenin gerçekten büyüyüp büyümediği demokrasi durumundan da anlaşılabilir

Bu nedenle ki 'Ekonomideki/İktisattaki' büyüme konusunda lafa, ve verilere değil

Demokrasiye bakılmalıdır,

Bu nedenle ki ülkeler siyaset ile değil

Beyinin, ruhun, insanlığın, evrimin, ve evrenin insani nitel zirvesi olan

Ve insanı hayvandan ayıran, nitel en üstün fark olan ahlak

Ve beyinin, ruhun, insanlığın, evrimin, ve evrenin insani nicel zirvesi olan

Ve insanı hayvandan ayıran, nicel en üstün fark olan bilim ile yönetilmelidir

Bu nedenle ki dahi Muhammed de, dahi Atatürk de 'ÖNCE AHLAK VE BİLİM' dedi

Ancak gerçek ki siyaset 'Gerçekleri ve doğruları bilmeme, ve toplumları yanıltma sanatı'dır

İnsanca bir hayat için, 'SİYASETE HAYIR, AHLAKA VE BİLİME EVET'

Ekonomi büyümeli ancak ahlak ve bilim ile, insanca, akıl-ruh sağlıklı, demokrasi ile büyümeli.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 12.10.22/04.27